Otizm - Çocukluk Çağı Bulaşıcı Hastalıklar Aşıları Arasındaki İlişki

Print
24/06/2015

 

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) nöro-gelişimsel bir bozukluk olup yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkar. Sosyal etkileşim ve iletişimde yetersizlik ve sınırlı ve takıntılı ilgi ve davranışlarla gerçekleşen bir özel eğitim kategorisidir. OSB’nin nedenleri tarihsel olarak farklı biçimlerde açıklanmaya çalışılmıştır. Psikodinamik temelli açıklamalar örneğin “Buzdolabı Anneler” ya da “Modern Yaklaşımlar” olarak ele alınabilecek olan nörobiyolojik, genetik ya da çevresel nedenler gibi nedenlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Günümüzde otizmin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte genetik temelli bir bozukluk olduğu yönünde önemli bulgular vardır. Ancak, bu bozukluğa hangi gen ya da genlerin neden olduğu ve genetik mekanizmanın tam olarak ne olduğu bilinememektedir.

Aşılar, otizmin nedenlerini açıklamaya çalışan çevresel etmenler arasında yer alan açıklamalardan yalnızca bir tanesidir. Aşıların otizme neden olan bir tehdit olarak ele alınması aşı içinde virüs/bakterinin canlı kalmasını sağlamak üzere kullanılan bir ağır metal olan civa madeninden kaynaklanmaktadır. Pek çok ailede çocuğun otizmli olma şüphesi 18 ay civarında belirginleşmekte ve rutin aşı takviminde bu dönemde de 3’lü karma aşı yapılmasından dolayı çoğunlukla çocukta görülen bu farklılığın kaynağı olarak bu aşı ele alınmaktadır.

Pek çok aile otizm ile aşılar arasında bir ilişki olduğuna ilişkin görüş bildirseler de bilimsel çalışmalar otizm ile aşılanma arasında bir ilişki olmadığını ortaya koymaktadır. Bu çalışmalardan belli başlıları şunlardır:

  • Taylor ve meslektaşlarının 1999 yılında İngiltere’de yürüttükleri araştırmada 1988 yılından itibaren İngiltere’de kullanılan 3’lü karma aşı ile otizm arasında bir ilişki bulunmamıştır.
  • Chen ve meslektaşlarının 2004 yılında İngiltere’de 1979-1993 yılları arasında inceledikleri vakalarda otizm ile 3’lü karma aşı arasında bir ilişki bulunmamıştır.
  • Honda, Shimizu, ve Rutter’ın 2005 yılında Japonya’da yürüttükleri araştırmalarında 1993 yılından beri 3’lü karma aşıdan civa maddesinin çıkarılmasına rağmen 1988-1996 yılları arasında doğan çocuklarda otizm vakalarında azalma görülmemiştir.
  • Fombonne ve meslektaşları (2006) tarafından Kanada’da yürütülen bir araştırmada 1987-1998 yılları arasında aşılarda bulunan civa miktarının azaltılmasına rağmen otizm vakalarında görülen artış aynı hızla devam etmiştir.
  • Madsen ve meslektaşları tarafından (2002) 500.000’den fazla sayıda ve 100.000 tanesinin aşılanmadığı Danimarkalı çocuk ile yürütülen araştırmada 3’lü karma aşı ile otizmin görülme sıklığı arasında bir ilişki bulunmamıştır.
  • Stehr-Green, Tull, Stellfeld, Mortenson ve Simpson (2003) tarafından yürütülen bir araştırmada 1990’lı yılların başlarında aşılardan civanın çıkarıldığı Kuzey Avrupa ülkelerinden İsveç ve Danimarka’da otizmin görülme sıklığı ve yaygınlık oranında bir azalma olmadığı, değişiklik görülmediği bulunmuştur.
  • Schechter ve Grether (2008) tarafından yayımlanan Kaliforniya bölgesinde yürütülen bir araştırmada aşılardan civa maddesinin çıkarılmasına rağmen otizmin görülme sıklığında herhangi bir azalma görülmediği ortaya konmuştur.
  • Anjali ve meslektaşları (2015) tarafından yürütülen ve otizm-aşı arasındaki ilişkiyi ele alan en yeni çalışma olarak kabul edilen çalışmada ise, otizmli bir kardeşi olan ve olmayan çocuklar arasında aşılanma ile otizmli olma arasında normalden yüksek bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yürütülen bu çalışma 95.727 çocuk ile yürütülmüştür. Kardeşi otizmli olduğu için otizmli olma açısından risk grubunda olan çocuklarda bile 3’lü karma aşının yapılmış olmasına rağmen otizmli olma riski ile aşı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.

SONUÇ

Otizm spektrum bozukluğu yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkan bireyi bilişsel ve sosyal etkileşim açısından etkileyen bir yetersizlik kategorisidir. Ancak, aşılar ile otizm arasındaki ilişkiyi inceleyen çok sayıda araştırmada aşılama ile otizmli olma olasılığı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Diğer taraftan aşılama özellikle çocukluk çağı hastalıkları açısından kamu sağlığını önemli ölçüde güven altına alan bir uygulamadır ve aşılamada yaygınlık oranı arttıkça çocuklarda görülen çocukluk çağı hastalıklarında azalma ya da çocukta hastalık gerçekleşse bile hastalığın seyrinde hafifleme görülmektedir. Aşılamanın reddedildiği durumlarda çocukların otizmden daha büyük bir risk altında, ölüm riski altında, olduğu ifade edilmektedir.

 

Kaynakça

 

Anjali, J., Jaclyn, M., Ami B., Tim; B., ve Jonathan P. K. (2015). Autism occurrence by MMR vaccine status among US children with older siblings with and without autism. The Journal of American Medical Association, 313(15), 1534-1540.

Chen, W., Landau, S., Sham, P., Fombonne, E. (2004). No evidence for links between autism MMR and measles virus. Psychological Medicine, 34(3), 543–553.

Fombonne, E., Zakarian, R., Bennett, A., Meng, L. & McLean-Heywood, D. (2006). Pervasive developmental disorders in Montreal, Quebec, Canada: prevalence and links with immunizations. Pediatrics, 118, 139–150.

Honda, H., Shimizu, Y., Rutter, M. (2005). No effect of MMR withdrawal on the incidence of autism: A total population study. Journal of Child Psychology Psychiatry, 46(6), 572–579.

Madsen, K.M. Hviid, A.,  Vestergaard, M., Schendel, D., Wohlfahrt, J., Thorsen, P., Olsen, J., Melbye, M. (2002). A population-based study of measles, mumps, and rubella vaccination and autism. New England Journal of Medicine, 347(19), 1477–1482.

Schechter R, ve Grether, J. K. (2008). Continuing increases in autism reported to California’s developmental services system. Archive of General Psychiatry, 65(1), 19-24.

Stehr-Green, P., Tull, P., Stellfeld, M., Mortenson, P., Simpson, D. (2003). Autism and thimerosal-containing vaccines: lack of consistent evidence for an association. American Journal of Preventive Medicine, 25(2), 101–106.

Taylor, B., Miller, E., Farrington, C. P., Petropoulus, M. C., Favot-Mayaud, I, Li, J., Waigth, P. A (1999). Autism and measles, mumps, and rubella vaccine: No epidemiological evidence for a causal association. Lancet, 353, 2026–2029.

 

Prof. Dr. Elif Tekin İftar

Anadolu Üniversitesi- Engelliler Araştırma Enstitüsü