Hizmetlerimiz

 

Aile rehberliği ve danışmanlığı

Aşağıdaki konularda danışmanlık hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.

1. Yönlendirme ve Takip: Henüz tanı konmamış çocukların ailelerine tanı konması için uygun merkezlere yönlendirmek, tanı konduktan sonra ailenin en kısa zamanda tedaviye başlaması için desteklemek, yönlendirmek ve takip etmek.

2. Bilgilendirme: "Otizm ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk" hakkında bilgi almak isteyen ailelere bilgi vermek, daha detaylı bilgi almak isteyenleri uygun kaynaklara yönlendirmek (yayınlar, eğitim seminerleri, internet siteleri, vb.).

3. Çocuğu Değerlendirme ve Eğitim İhtiyaçlarını Belirleme: Gözlem, görüşme ve standart ölçekler yardımı ile çocuğun duygusal, sosyal, bilişsel ve konuşma alanlarındaki gelişim düzeyini ve eğitim ihtiyaçlarını belirlemek, aileyi uygun ve doğru eğitim alabilecekleri merkezlere yönlendirmek.

4. Aile Eğitimi: Ailelere çocuklarına nasıl temel beceriler kazandırabilecekleri konusunda eğitim vermek.

5. Psikolojik Danışmanlık: Özellikle yeni tanı konmuş ve duygusal desteğe ihtiyaç duyan ailelere psikolojik danışmanlık hizmeti vermek.

6.Özel eğitim hizmetleri

Eğitim, otizmde çocuğun öğrenmesi gereken temel beceri ve bilgileri kazanması için uygulanan tedavidir. Özel eğitim ile otistik özellikleri olan çocuklara, öğrenmeye hazırlık, el-göz koordinasyonu, oyun oynama, alıcı ve ifade edici dil, akademik öncesi ve akademik beceriler, öz bakım ve bağımsız yaşam becerilerinin öğretilmesi sağlanmaktadır. Bu beceriler, otistik özellikleri olan çocukların ve bireylerin yetişkine en az bağımlı olarak yaşamlarını sürdürmelerini sağlar. Aynı zamanda özel eğitim ile otistik özellikleri olan çocukların ve bireylerin problem davranışlarının azaltılması ve istenilen davranışların artırılması çalışmaları da yapılmaktadır.
TOHUM Vakfı, 16 Eylül 2003 tarihinden itibaren özel eğitim hizmetlerine başlamıştır. Özel eğitim hizmetleri; otistik özellikleri olan çocukların değerlendirilmesi, çocuğun özelliklerine göre Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı'nın hazırlanması, bu program doğrultusunda kısa dönemli hedeflerin oluşturulması, bu becerilerin nasıl, ne zaman ve nerede uygulanacağına ilişkin aile eğitiminin verilmesi, düzenli aralıklarla çocuğun izlenmesi ve değerlendirme yapılarak hedeflenen becerilerin kazanılıp kazanılmadığının belirlenmesi, problem davranışların azaltılması ve yerine uygun olan davranışların artırılmasıdır.

7. Konuşma ve Dil Terapisi

Konuşma bozuklukları pek çok alandaki nedenlere bağlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenler anatomik, fizyolojik, nörolojik, psikolojik ve gelişim sürecindeki aksaklıklar olarak ayrılabilir. Dil ve konuşma terapistleri, bu nedenlere bağlı görülen iletişim bozukluklarının önlenmesi, tanılanması ve sağaltımı konularında görev yaparlar. Bu alanlar;

1- Sesbilgisi ve sesletim sorunları ( "r" sesi yerine "y" sesi sesletmesi gibi),

2- Yarık damak-dudağa bağlı konuşma bozuklukları,

3- Gecikmiş konuşma,

4- Kekemelik,

5- Nörolojik kökenli konuşma problemleri (afazi, dispraksi ve apraksi, kafa travması, CP),

6- Yutkunma ve disfaji ve salya kontrolü,

7- Ses terapisi,

8- Yaygın gelişimsel bozukluğa ve otizm sendromuna bağlı konuşma bozukluklarıdır.

Otistik özellikleri olan çocuklarda dil gelişiminde hem alıcı dili, hem de ifade edici dil ciddi derecede gecikmiş ya da anormal şekilde oluşmuş olabilir. Konuşma gecikebilir ya da hiç gelişmeyebilir. Otistik özellikleri olan çocuklarda konuşma terapisi ile konuşma gelişimine yardımcı olunabilmektedir. İletişim kurmak için gerekli olan anlama yetersizliği ve kazanılan kelimeleri uygun durumda kullanamama, otistik özellikleri olan çocuklarda sık sık karşımıza çıkan sorundur. Ayrıca otistik özellikleri olan çocuklarda oral-motor (ağız-çene kas hareketleri) problemler karşımıza çıkmaktadır. Konuşma terapisi ile bu sorunların giderilmesine çalışılmaktadır.

TOHUM Vakfı otistik özellikleri olan çocuklarda özel eğitim ve danışma hizmetleri ile birlikte konuşma terapisine 19.09.2003 tarihinden itibaren başlamıştır.

8.Duyu Bütünlemesi Terapisi

Çevreden gelen bilgiler bizlere duyular yoluyla gelir. Algılayabildiğimiz bazı uyaranlar; görüntü, ses, koku, tat, sıcaklık, basınç, acı, vücut pozisyonu, vücut parçalarımızın hareketleri ve alan içerisindeki hareketi içerir. Çevremizden her an pek çok farklı uyaran alıyoruz; bu yüzden bu uyaranları çözebilmek, neye tepki vereceğimize, neyi görmezden geleceğimize ve nasıl tepki vereceğimize karar vermek zor bir iştir. Dünyayı bizim için anlamlı bir yer kılan ve çevremize uygun tepkileri vermemizi sağlayan duyusal uyaranların organize edilmesine “duyu bütünlemesi” denir.

Duyu Bütünlemesi Terapisi çocuğun zevk almasını sağlayarak, oyuna aktif katılımının teşvik edildiği deneyimleri içerecek şekilde yapılandırılır.Çocukların duyusal algılarının daha iyi gelişmesini, hem kendi vücutları hem de çevreleri üzerinde daha çok kontrol sahibi olmalarını amaçlar. Çocuğun kendi yaratıcılığını ortaya koyabilmesi için terapinin çocuk tarafından yönlendirilmesine ve aktiviteleri seçmesine izin verilir.
Terapistin rolünün bir parçası, her terapi seansının tedavi edici değerini arttırmak için aktiviteleri yönlendirmeye yardımcı olmak, fiziksel güvenliğin sağlanması ve gerektiğinde çocuğun kendine güvenini sağlamasına yardımcı olmaktır. Duyu bütünleme terapisinin asıl amacı; belirlenmiş becerileri geliştirmek değil, merkezi sinir sisteminin fonksiyonlarının iyileştirilmesine yardımcı olmak amacı ile duyusal ve motor aktiviteleri sağlamaktır ( bu yolla dil, motor becerileri, dikkat ve davranış vs. gelişir)